Fethiye Likya Yolu Trekking

Garanti Bankası tarafından düzenlenen, konuları çevre, eğitim, spor ve endüstriyel tasarım olan “Yarına Dört Işık” adlı bir proje yarışmasında,  çevre dalında birinciliği , Kate Clow’un Türkiye’nin planlanmış ilk uzun mesafe yolu olan “Fethiye’den Antalya’ya Likya Yolu” projesi aldı. Bankanın destek verdiği bu projenin hayata geçirilmesi kapsamında işaretleme çalışmaları yapıldı.
Fethiye’den Antalya’ya kadar tüm parkurları tanıtan 9 bölümlük ‘Likya Yolu’ belgeseli yine Bankanın desteğiyle hazırlandı.

Bir ayı aşkın bir sürede bölgede yürüyen Türk ve yabancılardan oluşan ekibin çektiği belgesel zaman içinde bir yolculuğa çıkarak izleyenlere, Likya kentlerinin günlük yaşantlarını, kültürlerini ve bölgedeki doğal güzellikleri aktarıyor. Likyalılar olarak tanınan ve bu bölgeye yerleşen ilk halklar başlangıçta Hititler’den etkilenmiş, daha sonra Likya halk kültürü, sırasıyla Yunan, Pers ve Roma kültürlerinin de etkisi altında kalmış.

Likya Yolu’nu gezerken bağımsız anıt mezarlar, tepeleri süsleyen antik şehir surları ve bu surları birbirine bağlayan yollar, halk hamamları, halk çeşmeleri, tiyatrolar ve anıtmezarlara rastlanır. Aynı zamanda bir doğa harikası olan Likya Yolu aynı zamanda bir orman denizidir. Çeşitli ağaçlar, çiçeklerle bezeli patikalar, mevsimsel sığ göletler ve yaylalarıyla, ihtişamlı bir doğal bitki örtüsüne sahip olan Likya yolunda aynı zenginlikte yöresel hayvanlara da rastlanır.

Likya yolu resmi web sitesi:   http://www.lycianway.com

Tarihsel kaynaklarda antik Likya’nın bilinen 45 Site Devletini birbirine bağlayan patikaların oluşturduğu bir ulaşım sistemi olarak anlatılır. Toros Dağlarının zengin flora ve faunası ile çam ormanlarının denizle birleşen büyüleyici görüntüsü, yol boyunca karşınıza çıkan antik yerleşimlerin kalıntılarıyla süslüdür.

Yürüyüş rotasında dağların üzerinde yer alan köylerin güler yüzlü, konuksever insanları ve ilginç kültür değerleri yorgunluğunuzu unutturarak sizi başka bir yaşamın güzellikleri ile tanıştırıyor.

Yaklaşık 10.000 bitki türünün bulunduğu Akdeniz – Toros faunasında birbirinden ilginç çiçekler, ağaçlar ve endemik örnekler, Likya Yolunun yürüyüşçülerine adeta bir doğa müzesini keşfetmenin mutluluğunu yaşatıyor. Likya Yolu son yılların popüler  alternatif turizm etkinliği olarak Fethiye’den dünyaya açılıyor.

Likya Yolunda yürüyüşe, Fethiye Kaya mezarlarından başlayarak, Kaya Köyü ve çevresinin ardından, Ovacık Köyü’nden, Babadağ’ın 1975 mt yüksekliğindeki zirvesine ve oradan da Faralya (Uzunyurt) Köyüne 100 er mt aralıklarla yerleştirilen yön levhalarını izleyerek ulaşıyorsunuz. Özellikle yürüyüşün ilk bölümündeki dağ yolunun koşullarına uygun botlar ve yürüyüş malzemesinin kullanılması, yiyecek ve su kaynaklarına ulaşıncaya kadar yetecek su tedariki gerekiyor.

Faralya’dan sonraki bölüm, yine yön levhalarının yardımıyla orman yolunda ve daha kolay bir zeminde gerçekleşiyor. Su ve yiyecek konusunda da bir sorununuz yok. Kabak Koyunda  verilecek bir yüzme molasının keyfi bir başka… Yol boyunca uğrayacağınız Sydma, Pınara, Letoon ve Xanthos antik kentleri, tarih ve arkeoloji meraklıları için gizemli Likya’yı örnekleyen yerleşimler olacak ve büyüleneceksiniz. 18 km uzunluğundaki Patara’da kumsalı ve antik kenti geçtikten sonra, Kalkan ve Kaş’ta mola vererek dinlenebilirsiniz.

Likya Yolunda yürüyüş turlarının rotası, binlerce yıl önce Likya Federe Birliğini oluşturan Site Devletlerinin birbiri ile iletişimini sağlayan patikalar zinciri üzerinde yer alıyor. Bir başka deyişle, bu yolda yürümek tarihin derinlikleri ile günümüz arasında oluşturulan bir zaman tünelinde yürüyüşe benziyor.

Kaynak : Fethiye Ticaret Odası